LEONARDİT + DENİZ YOSUNU
Hümik Asit + Deniz Yosun Özü

Niçin Ko-HuMax?
1. Toprakların Düşük Organik Madde İçeriği:
Organik maddeler, bitki gelişiminin teşvik edilmesi, besleyici maddelerin kullanılması ve toprakta besleyicilerin mobilitelerinin ayarlanması için son derece önemli maddelerdir. Topraklardaki organik madde eksikliği, topraktaki faydalı mikroorganizmaların çoğalması ve yaşamını sürdürebilmesi açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla bitki gelişimi ve büyümesi olumsuz yönde etkilenir. Verimli toprakların organik madde içeriği genellikle %5 ile %6 dolaylarındadır. Bu seviyelerin altında, bitkide beslenme problemleri gözlenir çünkü organik maddeler; besleyicilerin bitkiler tarafından maksimum düzeyde kullanılmasını, mikroorganizmaların yaşamını sürdürebilmesini, toprağın su tutma ve güneş ışığını absorplama kapasitesinin artmasını, besleyici maddelerin mobilitelerinin düzenlenmesini, toprağın havalanmasını vb. sağlar. Tüm bunlar, bitki gelişimini ve büyümesini teşvik eder. Organik madde içeriği düşük olan topraklar (örneğin Türkiye topraklarının organik madde içeriği yaklaşık olarak %1-2 civarındadır), daha uygun bir organik madde içeriği ve dolayısıyla daha iyi bir zirai verimin elde edilebilmesi için suni bir uygulamaya ihtiyaç duyarlar. Mineral topraklardaki organik madde içeriği genellikle %1-5 aralığında olmasına rağmen bu değer, dünya nüfusunun gereksinimlerini karşılayacak zirai verimin elde edilmesi için yeterli olmayacaktır.
Hümik maddeler (özellikle fulvik ve hümik asitler) ve deniz yosunu özü, iki mükemmel organik madde türüdür ve bunların ikisi, özel bir karışım oranıyla tek bir üründe organize edilmiştir: Ko-HuMax (Hümik asit + Deniz yosunu özü). Ko-HuMax’ın gerek topraktan ve gerekse yapraklardan uygulanmasıyla, organik madde eksikliği bir deredceye kadar bertaraf edilebilir ve hem verimde hem de kalite de mükemmel artışlar elde edilebilir.

2. Toprakların Tuzluluğu:
Topraklardaki yüksek orandaki tuzluluğun, bitki gelişimi ve büyümesi üzerine olumsuz etkileri vardır. Toprağın tuzluluğu yüksekse, bitki hücre çeperlerinde ozmotik basıncı ayarlayamayacak ve dolayısıyla bitkilerde, özellikle kuraklık dönemlerinde, stres ve gelişim güçlükleri görülecektir.
Ko-HuMax’taki doğal maddeler, bu istenmeyen etkileri ortadan kaldırır veya en az düzeye indirir ve toprak yapısını ve pH’sını düzenlemek suretiyle bitki gelişimi için uygun bir ortam sağlar.

3. Mineral Gübrelerin Etkisini Arttırmak için:
Her şeyden önce Ko-HuMax, mineral gübrelere alternatif bir formülasyon değildir. Ko-HuMax, mineral gübrelerle düzenli bir şekilde kullanıldığında, verim ve ürün kalitesi artar, çünkü Ko-HuMax’ın yüksek organik madde içeriği mineral gübrelerin sağladığı iyonların mobilitesini arttırır. Bu iyonların mobilitesi şelat oluşumu, iyon değişimi ve adsorpsiyon mekanizmaları ile ayarlanır. Bu nedenle bitkiler, mineral gübreler Ko-HuMax ile birlikte kullanıldığında besleyici maddelerden çok daha fazla faydalanır. Bilindiği üzere; mineral gübreler hem çok çözünen hem de az çözünen maddeler içerir. Besleyici maddelerin kullanımını arttırmak için bu iki uç durum ayarlanmalıdır. Ko-HuMax uygulamaları, mineralleri bitkiler için daha uygun formlara dönüştürür; böylece çok çözünen maddelerin tutulmasını sağlar ve bu maddelerin sulama ve yağmur suları ile yıkanmasını önler. Diğer taraftan; Ko-HuMax’taki organik türler çözünmeyen minerallerin (örneğin fosfatları) çözünmesini ve bitki için daha uygun bir hale gelmesini sağlar. Bu; yüksek fiyatlı mineral gübrelerden tasarruf etme anlamına gelir ve mineral gübrelerin ekonomik kullanımı ile çevreyle ilgili kaygılar da en az düzeye indirilebilir.

 Düşük Fiyatla Yüksek Verim elde Etmek için:
Ko-HuMax’ın bitki gelişimi ve büyümesi üzerine bazı etkileri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

– Tohum çimlenme yüzdesinde ve hızında artış (özellikle tohumlara Ko-HuMax ile kaplama yapıldığında)
– Kök sistemlerinde mükemmel gelişmeler
– Bitkilerin yeşil aksanlarında artış ve daha güzel bir görünüm
– Hücre membranlarının geçirgenliğinde ve protoplazmanın akışkanlığında artış
– Ko-HuMax, bitkilerin su ve besin maddelerini almasını kolaylaştırır
– Çiçeklenme evresi boyunca çiçek oluşumunda artış ve çiçek dökülmesinde azalma
– Olumsuz hava koşulları süresince bitki, yaşamını sürdürebilmek için bazı enzimler salgılar ve bunun için fazla enerji harcar. Bu enzimler Ko-HuMax’ta doğal olarak bulunduğundan bitkiler, Ko-HuMax tarafından zaten sağlanan bu enzimleri salgılamak için enerjisini harcamayacak ve böylece olumsuz hava koşulları boyunca yaşamlarını kolayca sürdürebileceklerdir.
– Bitkiler Ko-HuMax ile muamele edildiğinde, olumsuz hava koşulları ve herbisit uygulamaları süresince meydana gelebilecek stresin şiddeti düşer.
– Alginik asit içeriği nedeniyle Ko-HuMax, yaprakların yüzeyinde yapışkan bir katman meydana getirir ve bu katman gübrelerin ve herbisitlerin bitki ile daha etkin bir şekilde temas etmesini sağlar.

– Ko Humax Yaprak Gübreleri ile verilmesi daha iyi alımını sağlar.
– Ko-HuMax bitkiye, makro ve mikro besin elementlerini sağlar. Buna ilaveten; toprakta bulunan elementleri şelat formlarına dönüştürerek maksimum düzeyde alınmalarını ve bitkinin bünyesinde iyi bir şekilde dengelenmesini sağlar.
– Ko-HuMax, toprakta daha iyi bir su ve hava döngüsünü temin eder.
– Ko-HuMax’ın kuru gübrelerle karıştırılması gübrelerin akıcılığını arttırır ve bitkiler tarafından alınımını kolaylaştırır.
– Toprakta bulunan mikroorganizmaların çoğalmasını teşvik etmesiyle Ko-HuMax, anızdaki bitkisel kalıntıların kısa bir süre içerisinde bozuşmasını sağlar.
– Ko-HuMax, güçlü bir kök gelişimi sağlayarak daha fazla besleyici madde ve suyun bitki tarafından alınmasını temin eder.
– Ko-HuMax, klorofil oluşumunu hızlandırarak karbonhidrat, protein, şeker, yağ ve diğer maddelerin daha fazla üretilmesini sağlar.
– Ko-HuMax, havadar topraklarda su tutulmasını teşvik eder ve killi toprakları havadar hale getirir.
– Ko-HuMax, toprakta tuz birikmesini önler.
– Ko-HuMax, bitkileri hastalıklara ve zararlı böceklere karşı sağlıklı kılar ve virüslerin üremesini bloke ederek Nematodların zararını azaltır.
– Ko-HuMax, bitkinin verimliliğini %30’a kadar arttırır.
– Ko-HuMax, ürünlerin raf ömrünü ve depolamaya karşı dayanımını arttırır.

Bunlar, Ko-HuMax ile elde edilebilecek faydalardan sadece bir kısmıdır. Bitki gelişimi ve büyümesi üzerine tüm olumlu etkileri nedeniyle Ko-HuMax, düşük maliyetle, yüksek verim ve kalite sağlar.

Ko-HuMax, bitki bünyesinde en iyi besleyici madde transferini sağlar !
Metal alınımı, bitkinin yaşamını sürdürebilmesi için son derece önemli bir işlemdir. Fakat, metal iyonları sulu ortamda genellikle bitkiler tarafından genellikle alınamayacak formlarda bulunurlar. Metal iyonlarının bitkiler tarafından alınabilirliğini etkileyen iki temel sebep düşünülebilir:
a) Metal iyonu çok çözünür formlarda bulunur ve dolayısıyla çok yüksek mobilite sergiler
b) Metal iyonu, az çözünen minerallerin bir bileşeni veya çözünmeyen mineral parçacıklara adsorplanmış bir tür olarak bulunur ve dolayısıyla çok düşük mobilite sergiler.

Durum 
(a) nedeniyle metal iyonları topraktan hem sulama hem de yağmur sularıyla kolayca yıkanır ve bitkiler bunları etkin bir şekilde alamaz. Diğer taraftan; durum (b) söz konusu ise, metal iyonları çözünmez parçacıklardan kolayca ayrılamaz ve bitkiler bu gerekli türleri gene alamaz. Durum (a) ve durum (b) nedeniyle, bitkide besleyici madde eksikliği gözlenir ve bitki büyümesi ve gelişimi olumsuz yönde etkilenir.

Besleyici maddelerin mobilitesini ayarlamanın yolu kesinlikle Ko-HuMax’tır.

Ko-HuMax, hümik asit ve deniz yosunu özünden meydana gelir. Hem hümik asit (-COOH, -OH, -NH-, -SH vd.) hem de deniz yosunu özünde (-COOH, -OH, -SO3H vd.) bulunan aktif fonksiyonel gruplar metal iyonları ile etkileşir ve bunları başlıca iyon değişim ve şelat oluşumu mekanizmaları ile tutar. Hem hümik asit hem de deniz yosunu özü, suda çözünebilen bileşenler olduğundan ve mobiliteleri de arzu edilen düzeylerde olduğundan; hem çözünürlüğü yüksek hem de düşük olan besleyici maddelerle (özellikle de metal iyonları ile) etkileşebilirler ve bunların mobilitelerini ayarlayabilirler. Böylece, besleyici maddeler bitkiler tarafından daha kolay alınabilecek hale gelirler.

İyon Değişimi Mekanizması
İyon değiştiricinin“iyonlaşabilen fonksiyonel grupları” (-COOH, SO3H vd.), fonksiyonel gruplara bağlı “yerleşik iyon” (H+, K+, Na+ vd.), çözeltide bulunan “misafir iyon” (H+, K+, Na+ vd.) ve “matriks” (su molekülleri, çözeltide çözünmüş türler vb.), iyon değişimi işleminde rol alır ve verimliliği etkiler. Mekanizma; kısaca şöyledir: Misafir iyon matriksi terk eder ve yerleşik iyon ile yer değiştirir.

Şelatlaşma Mekanizması:
Şelatlaşma mekanizması iyon değişim mekanizmasına çok benzer; temel farklılık şudur: İyon değişimi mekanizmasında, metal iyonu fonksiyonel gruplardaki bir tek donör atom tarafından yerleşik iyon ile yerdeğiştirmek suretiyle tutulur. Şelatlaşma mekanizmasında ise, metal iyonu fonksiyonel gruplardaki birden fazla (genellikle iki) donör atom tarafından tutulur ve şelat diye isimlendirilen halkalı bir yapı meydana gelir. Şelat genellikle, metal iyonu ile birlikte 5 atomdan meydana gelen halkalı bir yapıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.